31 Ekim 2016

Olmayacak Bir Hayal


Artık yeni bloğumda yazıyorum.Bu www.mesuthocaoglu.com linkten takip edebilirsiniz. 


   Youtube'da otomatik ilerleyen şarkılarla uyumayı planladığım klasik gecelerden biri olması gerekiyordu bu gecenin.Dün gece gördüğüm rüyanın etkisinde mi kaldım bilemiyorum.Aslında erken uyumak için Tofranil içer 1 saat geçer geçmez uyurdum.İlacı kullandığım süre boyunca gördüğüm rüyalarıda hiç hatırlamadım açıkçası.Yan etkilerinden biri olmalı.

Uzun süre önce senden umudumu kesmişte olsam, hiç sosyal medya hesaplarına bakmasam da, bilgisayarımda depo olarak kullandığım D diskindeki 136 tane fotoğrafına bakmasam da, dün gece rüyamda herkesin ortasında " yeter ki affet ayaklarına bile kapanırım." dediğimi hatırlıyorum.Herkesin gözleri üzerimde, yürüyen merdivenden sürekli çıkan insanların tuhaf bakışları altında ezildikçe eziliyordum.Sen susuyordun ve sen susup benden gözlerini kaçırdıkça içimdeki suçluluk duygusu o kadar harmanlanıyordu ki nefes alış verişimi hızlandırıyordu.Yeşil gözlerini bu kadar yakından görmeyeli çok uzun zaman olmuştu.Eskisi gibi gözlerimin içine bakıp gülümsemeni istiyordum.Hiç bakmak istemiyor gibiydin yarım saat içerisinde uçağın kalkacakta ben engel oluyor gibiydim.Yanımdaki kalabalığı aşmıştım sadece karşında güçlükle durmaya çalışıyor senden umut verici herhangi bir şey bekliyordum.

Ah ellerin, ellerinin yarısı yine montunun içinde parmak uçların gözüküyordu sadece.Karşında resmen Inception yaşadım.Rüyamın içerisinde minik ellerini öptüğüm sinema salonundaki halimiz geldi aklıma.O kadar güzel sarılıyorduk ki birbirimize tekrar karşındayken sıcaklığını hissetmek istedim.Sonra bir an kırmızı dudaklarına takıldı gözlerim ne kadar çimen yeşili gözlerini kaçırsan da benden onları gizleyemezdin.Dudakların, senin o tatlı yenilesi halini bir kenara bıraktırıyor tüm çekiciliğiyle beni çağırıyor gibiydi.Tekrar öpmek istedim.Seni tekrar geri istiyordum.Seni öyle geri istiyordum ki " affetim " kelimesinin karşısında hayatımın tüm taşları oturacak kaybettiğim huzurumu, mutluluğumu almış olacaktım.Belkide rüyasında en mutlu olan adam bile olabilirdim.Sonra öyle bir sarılırdım ki sana boynundaki eşi benzeri olmayan kokun yatıştırırdı nefes alışverişimi.

Biliyor musun benim rüyamdasın ve sen hiç gülümsemedin.Değil gözlerimin içine yüzüme bile bakmıyordun.Karşında güçlükle dururken hiç destek olup dik durmamı sağlamadın.Ne ellerini, ne dudaklarını nede sıcaklığını hissedebildim.Beni öyle bir unutmuşsun ki söylediklerimin hiç birini dinlemedin.Kısacık bir zaman diliminde benim yaşadıklarımın yanında sen sadece ineceğin yürüyen merdivenlere bakıyordun.Dayanacak gücüm kalmamıştı.Daha fazla durduramazdım seni.Derin bir nefes aldıktan sonra kafamı gideceğin yönün tersine çevirip " tamam " dediğimi hatırlıyorum.Hızlı adımlarla birkaç saniye içerisinde kayboldun bizi izleyen gözlerin arasından.

Ardından uyandım tabi sırılsıklam olmuşum.Saat 4 buçuk civarı yüzüm duvara dönük yastığı o kadar çok sıkıyorum ki hala gitmene izin vermeyecek gibi.

Daha öncesinde söylemiştin bana " Sen beni yine terk edeceksin ve çok pişman olacaksın.İkinci defa ben sana döndüm ama bir daha dönmeyeceğim. " hatta falında da gördüğünü eklemiştin.Fallara inanmayan ben artık konusu açıldığında sessiz kalmayı tercih ediyorum.Pişmanlığım seni terk ettiğim günden bu güne 2 yıldan fazla oldu.Senden sonra devam etmeye çalıştım da öyle umduğum gibi devam etmedi.Başkası unutturur kavramında, her gelenin saçının teline bile değişmeyeceğimi anladım.

Senden vazgeçtiğim günden sonra hayatımın bu kadar değişeceğini bilemedim.




0 yorum:

Yorum Gönder